Of Dünya Of,Neydik Ya Biz?

Merhaba okurlarım.Biliyorum 2 gündür yazmıyorum çünkü takdir edersiniz ki benim de bir seks hayatım ve Dünyam var.Ama ne olursa olsun bu 2 günde düşünmekten hiç vazgeçmedim.Son günlerde hep rengimi düşünüyordum.Ama bunun cevabı çok netti aslında.Ben rengarenktim,herkesin olması gereken…Manzaralarımız gerçekten güzel ama.Bütün cezirleri ve gelişleri görebiliyor,izleyebiliyoruz.Sahi her zaman ki prensiplerimiz neydi?Kim doruk noktasına ulaşabildi bu doyumsuz hayatında?Hep bir yenilik çıkardın değil mi?Tut elimi de götür beni Haziranlara…Emekçiyim ama ben umutlarım bitmişti,kalbim devreye girdi ve sahneye çıktı.Bu gün bir şey daha fark ettim.Sen bir aysın,ben ise Güneş.Bu yüzden hiç kavuşamayacağız.Kafa sesim bu günlerde hiç susmuyor.Yaldır yaldır bir yerlere koşturuyorum.Sanırım yine bir alkol alıp hiç ardıma bakmadan bir gemiye bineceğim ve siktir olup gideceğim bu diyarlardan.Ruhlara atılan bu çiziklerin bedelini kim ödeyecekti?O kadar çok kaybettim ki,bir süreden sonra bu zevk vermeye başladı.Her şey kendiliğinden kayboluyordu sanki hayatımda.Her kaybedişin de bir son olduğunu biliyordum oysa ki.Kanımın kızıllığını göremeyecek kadar körmüş herhalde kaybettiğim şeyler diyorum kendi kendime.Bir süreden sonra,hayat denilen masala o kadar inanmıştım ki,çünkü her haliyle mükemmel görünüyordu ama içine girdiğin an olay bitiyordu aslında.Bu masalda güzel bir kadınla güzel bir aşk yaşadım,güzel dostluklar edinip iyi vakit geçirdim ama sabah olduğumda hep aynı rutinleri yapıyorsam,bu masalın ne anlamı kalırdı?Yine bir gemiye binip bu diyardan gitmek istedim.Tanrının olmadığı her yerde insanlar boy göstermeye başlamışlar gibi.Bu olay Jüpiter’de de geçerli.Keşke bu yazılarımı size teknoloji olmadan,klavyelere dokunmadan,kablolara bağlı kalmadan aktarabilseydim.Keşkeler de içmemizin çoğu sebebi oluyor zaten.Sürekli ama sürekli yaşadığımız Dünyayı kendimizin şekillendirdiğini gerçekten unutuyoruz.Sonra da başımıza gelen iyi ve kötü olayları hep bir şeylere bağlıyoruz ama biz önemsiziz ne de olsa…Of Dünya of,neydik ya biz?Bu oyun da öyle bir oyun ki,hep kaybediyorsun.Kaybetmeye alışmış insanlardan sadece bir tanesiyiz.Geriye kaybedecek ne kaldı?

Her Biri Yıldız,Kendi Halinde

Artık ağaçlar dahi konuşmaya başladı,sen neden susuyorsun güzel insan?Neden şiirlerin içerisinde kendini bulmuyorsun?Kış gelmiş ve sanki ölüyor gibiyiz.Bir kadeh şarap alıp hiç kitap okudun mu?Yorgunluktan neden kendine vakit ayırmadın?Duygularını hep anlatmakla geçirdin ama bunlar hep başkalarının duygularıydı.Kendi duyguların ne olacaktı?Bu zamanda kim kimi önemsiyor ki?Sosyal medyanın narsist taraflarını kendimize aşılamakla meşgulüz.Yazdıklarım bir şefkat gibi…Yüreği pespembe olan okurlarım,sözlerin en güzeli size gelsin efendim.Artık duygu yaşamayalı uzun zaman oluyor.Cennet gibi kokan bahçeler yok,anlamlı gelen kitaplar ve şarkılar yok,psikoloji hapishanesinde yaşayacak bir an yok.Sadece boşluktayım.Benim anlamlarım bir yeşil kadardı belki.Penceremin buğusundan izlediğim soğuk sarılmalar gibiydi.Birbirimizi Tanrı’ya emanet edişimiz gibiydi hep…Korkularımızın en büyük sebebi gibiydi.Bir gün barlar sokağında yürürken o güzel Mandala dövmeli siyah saçlı kadını görmek gibiydi.Dam meydanında ot içmek gibiydi.Çatılarda buzların eriyip baharı müjdeleyen kuşlar gibiydi.Bir sokağın başında karşılıklı gülüp biraları yudumlamak gibiydi.Ormanda çadır atıp hep sevişmek gibiydi.Yanında uyumak gibiydi.Gecenin bu saatinde bu satırları yazmak gibiydi.Yine hep acılar ve mutluluklar ile buluştuk.Tüylerimiz diken diken oldu ve bir an boşluğa düştük.Şimdi çantamızı alıp kaçmalı mıydık,yoksa sessizce ağlamalı mıydık?Ya da bir ‘Yol’a Düş’ şarkısı açıp onu mu düşünmeliydik?Güneşin doğmasını beklerken penceremdeki ağaçlar çıtırdıyor.Git diyor ben yalnız bir varlığım ama sen yalnız olamazsın ey insan!Hiç bir zaman büyüdük diyemeyeceğiz.Olsak olsak büyük bir çocuk olarak kalacağız hep.Umarım o çocuk hep buralarda bir yerlerde olur,çünkü Dünya’nın yaşama sebebi budur.Kulaklarım tıkalı bu gece,hiç bir şeyi duyamayacak kadar sağırım.Aslında tozlar kadar ağır olduğumuzu fark ediyorum bir anda,eğik eğik süzülen ve kulağıma doğru fısıldayanlar bir şey anlam ifade etmiyor artık.Bir kadın bahçemizde opera yapıyorken kulaklarımı bir anda açıyorum.Bu güzel sesi dinlememek ne mana?Tekrar yazmaya dönüyorum ve her seferinde intihar notu gibi gözüken yazılarıma devam ediyorum.Kendimi aramaya çalıştığımı unutmayın sakın.Ne sonsuz mutluluk,ne de sonsuz acı isterim ben.Orta çağ kalelerinde zamanla uğruyorum şu sıralar.Çayırda dolaşan Orklar ve bana selam veren şirinler geziniyorlar etrafta.Burada ki duygulara ve aidiyet hissine aşina olup bir anda kendimi Andromeda çağına ışınlıyorum ve insanlar robotlar ile aşk yaşamaya başlamışlar bile.Belki de o zamana Dünya kalmaz bilemeyiz ama mecazi de olsa bitirmeden bitiremeyiz.O yüzden bu güzel duyguları ve insanlara olan şükranlarını unutma,egolu olmaktan vazgeçip karşındaki insanları kendine denk olarak gör,çünkü ne bir fazlayız ne de bir eksik.